Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 it's about time.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Krystelle Bartoloměj
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Krys, Stelle, Xtelle.
Rp Sevgilisi : Tamam yalana gerek yok, Hansey.
Mesaj Sayısı : 528
Kayıt tarihi : 19/08/10

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: it's about time.   Paz Şub. 16, 2014 9:53 am


#evet biraz sürpriz oldu.
#evet ne zaman yazabilirim bilmiyorum.
#evet çok canım istedi!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Krystelle Bartoloměj
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Krys, Stelle, Xtelle.
Rp Sevgilisi : Tamam yalana gerek yok, Hansey.
Mesaj Sayısı : 528
Kayıt tarihi : 19/08/10

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: it's about time.   Paz Şub. 16, 2014 11:12 pm



Krystelle Bartolomej gecenin bir yarısı, tam saat vermek gerekirse ikiye çeyrek kala, kapısında birisini bulmayı beklememişti. Teknik olarak kendi kapısı değil ortak salonun kapısıydı ancak; orada da birini bulmayı beklemiyordu ki! En sonunda uykusu gelmiş ve sıcak yatağına gitmişti. Birkaç dakika içinde uykuya dalacağını hissedebiliyor, sıkıca sarıldığı yastığı ile günün güzel anılarını dertleşiyordu adeta zihni aracılığıyla. Su yeşili gözlerini göz kapakları örttüğünde belinde bir el hissetti. Biri onu dürtüyor, hayır adeta kuvvetle sarsıyordu. Uykulu gözlerini açıp yatağında döndüğünde Alyssha ile göz göze geldi. Beş dakika sonra geleceğini söylerken onun aklında da uyumak vardır diye düşünmüştü Krystelle ancak belli ki yanılmıştı, kızın aklındaki Krys'i uyandırmaktı. Ne var diye söylenecekti ki, Malfoy kızı kendisine fırsat tanımadı. "Saat gecenin ikisi ve kapının önünde iki tane Gryffindor var!" Gözleri şaşkınlıkla açıldı Krystelle'ın ve yatakta doğruldu battaniyesini üzerine çekerek. Bir Gryffindor'un, hayır iki Gryffindor'un bu saatte burada kendisini sorarak ne işi olabilirdi ki? Bildiği bütün Gryffindorlar gözünün önünden geçerken Alyssha'nın sinirini de hesaba katınca hayırlı birileri olamayacağını düşündü. Yatağına mağrur bir bakış atıp ayağa kalktı. Belli belirsiz kimler dediğinde Alyssha hiçbir yorum yapmadan dönerek ortak salona geri döndü. Bu iyiye işaret olamazdı değil mi? Kız iyiden iyiye meraklanırken esneyerek üzerine Krystof'tan çarpmış olduğu Slytherin ceketini geçirdi. Kendisine biraz büyüktü ancak şu durumda üzerine giydiği ince şort ve askılı pijamanın içindekileri ancak o saklayabilirdi. Ayağına önüne ilk çıkan botu da geçirdiğinde bir an için aynadaki görüntüsüne bakıp gülmeye başladı. Tam bir felaketti. Saçlarını eliyle arkaya savurduğunda başını kızlar yatakhanesinden hafifçe uzatarak kim var diye bakmak istemişti ki tanıdık iki kafa görünce derin bir nefes aldı. Jacob ve Russ'tan başkası değildi gelenler.

"Size kapının önünde beklemenizi söylemiştim, hey hey ona dokunmasana o Salazar'dan kalm-" "Vay canına. Bu kitap kimin?" "Dorjan bundan hoşlanmayacak, koy onu yerine! LANET OLSUN." Alyssha'nın ortak salona dalmış ve her eşyayla dalga geçmekte olan iki adamla uğraştığını görünce kahkaha atarak salona daldı sarışın kız. Bir an için önce Luke fark etti onu ve gözleri parladı. Ardından beyaz saçlı adam da fark edince, küçük bir sessizlik oldu salonda. "İşinizi beş dakika içinde çözüp gitmezseniz bütün binayı uyandırıp sizi linç ettiririm. Ben Xavier'ın odasında olacağım!" Adeta ateş kusarak giden kızın arkasından bakarlarken Krystelle sakince bir teşekkür mırıldanıp erkeklere döndü. O bir şey diyemeden Jacob atıldı. "Raymond ile birlikte mi uyuyor?! Sizin burada buna izin veriyorlar mı?" "Muhtemelen sinirini Xavier'dan çıkarmaya gitmiştir. Ah. Bu saatte burada ne aradığınızı sorabilir miyim?" O an iki adam da kızın kıyafetini fark etmiş olacaklardı ki kız bacaklarında arsızca süzülen iki çift göze yorum yapmadan sakince bekledi. Ardından hırkanın altındaki göğüslerini hırkayla biraz daha örterek boğazını temizledi. "Uykudan uyandığında daha ne bileyim, cadı gibi görüneceğini düşünmüştüm," dedi Jacob kıza gülerek. "Ben zaten cadıyım," diyerek atıldığında kız Russ kafasını iki yana salladı. "Daha çok cadı cadı. Wicked Witch filan işte." Neyden bahsedildiği konusunda hiçbir fikri olmasa da gülümsedi Krystelle ve ikilinin yanına doğru ilerledi. Koltuğa kalçasını dayayarak sordu. "Sizi görmek daima mutluluk verici olsa da, bu saatte burada ne yapıyorsunuz?" "Sana göstermemiz gereken bir şey var," dedi Luke. Yarına kadar bekleyemez mi diye sormak üzereydi ki onun bakışlarından ne diyeceğini anlamış olan Jacob başını iki yana salladı. "Bekleyemez." Kendi kıyafetiyle o kadar meşgul olmasa karşısındaki ikilinin de pijamalarıyla geldiğini fark ederdi Krystelle onları ilk gördüğünde. Oysa bunu fark etmesi için biraz zaman geçmesi gerekmişti ki görünce kahkaha attı. "Aahh Jake, şuna da bak hele!" Oğlanı belinden tuttuğu gibi kendisine çekerek küçük yavru aslanların kafalarının süslediği pijama altına baktı. Bu sırada belirli bölgelerini görmezden gelerek desenlere odaklandı. "Ne kadar da tatlı!" Jacob pijamalarını kapatmak için kullandığı büyük cübbesini yeniden üzerine çektiğinde, Russ onun kadar şanslı olamadı. Onun cübbesini kapatmasını engelleyen Krystelle adamın üzerindeki yazıyı görünce kahkaha attı. "The Lion King mi? AH. BU İKİSİNİ AYNI YERDEN ALMADIĞINIZA EMİN MİSİNİZ?" Kahkaha atan Russ birden ciddi bir tavır takınarak pelerinini çekiştirdi. "Elbette aynı yerden aldık Krys. Biraz daha çizgi film izlemelisin. Hatta bak..." İki yakışıklı genç adam birbirlerine göz kırptıktan sonra üstlerinin kapüşonlarını kafalarına geçirdiler. Aslan kafaları onların saçlarını örttüğünde kendisini kahkahalar atmaktan alamadı Krystelle.

"Bu bu zamana kadar gördüğüm en tatlı şey," dedi gülmekten neredeyse gözlerinden yaşlar gelmek üzereyken. İki erkek birbirlerine çaktıklarında Luke yeniden atıldı. "Göstermek istediğimiz şey elbette bu değildi." "Kesinlikle değildi." Meraklanan kız başıyla onayladığında arkadan tok bir ses duyuldu. "Beş dakikanız doldu!" "Aly!" Alyssha üzgünüm bakışı atıp kollarını göğsünde kavuşturduğunda ona bunun için kızamadı genç kız. Sonuç olarak içeriye girmelerine izin vererek bile kendi sınırlarını çiğnemişti. Başını salladı hafifçe ve ikiliye döndüğünde adamlar ellerinden tutarak onu sürüklemeye başladılar kapıya doğru. "Göstermeden mi gideceksiniz?" diye sordu hayal kırıklığıyla. Slytherin olan kendisiydi ancak onları kapıya kadar geçirirken erkeklerin Slytherin gibi göründüğüne yemin bile edebilirdi. "Hayır tatlım," dedi Jacob kapıyı açtığında. O an elleri daha kuvvetle sıkıldı kızın. "Göstermeye gidiyoruz!" Luke sözünü bitirdiğinde kapı ardına kadar kapandı. Çığlık atıp içeri girmek için çabaladığında ise Krystelle onu belinden kavrayıp sırtına koydu Luke. Tepinen Krystelle eğer Jacob arkadan eliyle ağzını kapatmıyor olsaydı bariz bir biçimde PİJAMALARIMLA OLMAZ, PİJAMALARIMLA OLMAZ diye bağırıyordu. İki adam da bunu biliyordu zaten. Öte yandan, hazırlanmaları için beklerseler sabaha kadar bekleyeceklerinden de eminlerdi. İki dakika sonra zindanlardan Hogwarts'ın bahçesine çıktıklarında Krystelle debelenmekten vazgeçti. Sessiz olacağını gösteren bir el işareti yaptığında ona güvenen ikili onu yere bıraktılar. Martın serin rüzgarını bedeninde hisseden Xtelle ürperdi. Sonra kollarını beline dayayarak kızgın bir bakış attı. "Bunun için iyi bir sebebiniz olsa iyi olur baylar." Jacob omuz silkti. Luke da omuz silkti. Onlara şaşkınlıkla bakan kız ağzını açacaktı ki, Jacob atıldı. "Ne kadar güzel göründüğünün farkında mısın?" "Elbette farkında. Onun adı Krystelle." Krystelle gülmemek için çabalasa da, dudaklarına gülücüğün konduğundan adı gibi emindi.
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
it's about time.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: H O G W A R T S :: Okul Arazisi :: Şamarcı Söğüt-
Buraya geçin: