Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Fire Burns

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Fire Burns   Paz Eyl. 11, 2011 12:34 am


heaven arquette & connor liam dawson
& syonja seydoux
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Veradiscia Bratčikovaite
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Vera
Rp Sevgilisi : Benim evet.
Mesaj Sayısı : 168
Kayıt tarihi : 03/09/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Paz Eyl. 11, 2011 1:23 am

    Hogwarts'ın devasa arazisi soluk turuncu yapraklarla bezenmişken, güneş yavaş yavaş veda etmeye hazırlanıyordu. Gökyüzü ufuk çizgisinden yayılan turuncu ve pembenin tüm tonları ile boyanmıştı. Havanın kuruluğu rahatsız edici boyutlara ulaşıyordu. Alışılmışın dışında uzun süredir hiç bir erkekle birliktelik içinde olmayan Syonja, biraz kafa dinlemek amacı ile kendini okuldan dışarı atmıştı. Derslerin ve sınavların verdiği telaşeden sıkılmış olan genç kadın çoğu zaman yaptığı gibi Şamarcı Söğüt'ün gölgesi altında aldı soluğu. Temiz havayı içine çekerken yıllara inat haal dimdik ayakta duran ağaca yaslandı. Etrafta kimseler olmayışından oldukça hoşnutken, ileride beliren bir gölgeye takıldı gözü. Silüetin giderek netleşmesiyle dudakları memnuniyetle kıvrıldı. Hogwarts'ın playboyu ve en yakışıklılarının arasında başı çekebilecek biriydi o. Syonja onu daha önce de görmüş olmasına karşın hiç bir zaman bir yakınlık hissetmemişti. Ne kadar kusursuz olursa olsun Ravenclaw oluşunun en büyük kusuru olduğuna kanaat getirmiş olmasına karşın o anki yalnızlığı ona farklı şeyler düşündürtmüştü.

    Connor, Şamarcı Söğüt'ün diğer tarafına doğru yürürken Syonja kıpırdamadı. Genç adamın ayakkabılarının yapraklar üzerinde çıkardığı hışırtılar son bulunca yavaş adımlarla ona doğru ilerledi. Kuruyan kırmızı dudaklarını ıslatırken göz göze gelmişlerdi bile. Bir an bile tereddüt etmeksizin yaklaştı ona. Genç adamın çatılan kaşlarına aldırmadan, sessizce. Koyu mavi gözleri onu baştan aşağı süzerken dudaklarına en çekici gülümsemesini kondurdu. "Senin gibi biri için tek bir kadınla yaşamak oldukça zor olsa gerek." Kadife sesinde baştan çıkarıcı bir tını hissediliyordu. "Bu kadın Heaven Arquette olsa bile..." Parmaklarını genç adamın göğsünde gezdirirken parfümünün kokusunu bir kez daha içine çekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Paz Eyl. 11, 2011 2:19 am

    Derslerle dolu geçen bir günün ardından akşam yavaş yavaş yaklaşırken, ilerideki dağları mesken tutmuş olan güneş görünürden kayboluyordu. Renk cümbüşü oluşturan gökyüzü her zamanki gibi mükemmel, hava ise dışarıda oturmak için kusursuzdu. Derslerini anca telafi edebilmiş olan Connor, günün yorgunluğu atmayı planlayarak kendisini huzur bulabileceği tek yer olan Şamarcı Söğüt'e doğru ilerlemeye zorladı. Ağrıyan bacakları isyan etse dahi, bahçeden geçerek hızla ağaca doğru yaklaştı. Ayağı altında ezilen yapraklar genç adamın yaklaştığını yeryüzüne ilan ederken, hayret edilecek şekilde sessiz duran ağacın yanına geldi. Kafasını dinlemek için oturacağı sırada Slytherin'de adını duyurmuş olan kızlardan Syonja karşısına çıktı.

    Kızın mavi gözleri kendisininkileri delip geçerken, genç adam adı gibi bildiği bu bakışa kayıtsız kalmaya çalışarak tek kaşını kaldırdı. Kız ise bunu umursamadan dibine kadar gelip, ellerini adamın göğsüne koyarak "Senin gibi biri için tek bir kadınla yaşamak oldukça zor olsa gerek," dedi. Suratındaki kızın binasına özgü alaycılık ifadesi ve baştan çıkarmak için tasarlanmış bakış arsızca Connor'a odaklanmışken, sözlerine devam etti. "Bu kadın Heaven Arquette olsa bile..."

    Göğsü genç kızın elleri tarafından yavaşça okşanan genç adam, eliyle kızın omuzlarını kavradı. Onunla burun buruna gelecek kadar onu kendisine çekti. Aralarında neredeyse hiç mesafe kalmazken, dudaklarını kızın kulağına yaklaştırarak fısıldadı. "Elimde yakut varken, bozuk paraların bir değeri yoktur. Bilmem aradaki farkı anlayabildin mi, Syonja." Genç adamın noktayı koyarcasına kendisinden emin sesinin ardından, Connor acımasızca kızı kendisinden geriye iteledi. Belli ki bunu beklemeyen kız şaşkınlıkla kendisine baktığında onu yok sayarak ağacın dibine çöktü. Belli ki bu işi burada bitirmemiş olan Syonja yeniden küstah tavrını takılarak yanına oturduğunda, mecburen sözlerine devam etti. "Eğer yalnızlıktan sıkıldıysan marifetlerini Krystof'a sakla, eminim seninle ilgilenmekten mutluluk duyar. Ama ben değil."

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Veradiscia Bratčikovaite
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Vera
Rp Sevgilisi : Benim evet.
Mesaj Sayısı : 168
Kayıt tarihi : 03/09/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Paz Eyl. 11, 2011 7:16 am

    "Elimde yakut varken, bozuk paraların bir değeri yoktur. Bilmem aradaki farkı anlayabildin mi, Syonja." Genç adam dudaklarını onun kulağına yaklaştırarak fısıldadığında kaşları öfke ile çatıldı. Onun gibi bir adamın bir kadına böylesine bağlı olmasını anlayamamış olacak ki şaşkın gözlerle izledi onu. Ağacın dibine oturan Connor'ın yanına çöktü sessizce. Vazgeçmek ona göre değildi. Küstahlığı tavan yapmışken sinirle dudağını ısırdı. "Eğer yalnızlıktan sıkıldıysan marifetlerini Krystof'a sakla, eminim seninle ilgilenmekten mutluluk duyar. Ama ben değil." Genç adam onu aşağılamaya devam ederken Syonja giderek daha da kararlılaşıyordu. Hafifçe esen meltem saçlarını uçuştururken gökyüzündeki renk cümbüşü yerini koyu lacivert bir renge bırakmaya başlamıştı bile. Dolunayın ışığı parıldamaya hazırlanırken delici bakışlarıyla Connor'ı süzmekten vazgeçmedi Syonja.

    Yanında oturmaktan sıkılmış olacak ki aceleyle ayaklandı Connor. Hemen ardından ayağa fırlayan Syonja önüne geçerek gitmesini engelledi. Elleriyle genç adamın kusursuz suratını kavradığında, gömleğinin iki düğmesini daha açmayı da ihmal etmemişti. "Gördüğüme göre ihtişamı ile göz kamaştıran Connor Liam Dawson küçük bir beyefendiye dönüşmüş. Ne olursa olsun içini değiştiremezsin Connor." Dudaklarını genç adamınkilere bastırırken parmaklarını saçlarının arasında dolaştırdı. Bir süreliğine tepkisiz kalan Connor, yalnızca bir dakikanın ardından sınırlarını aşmış, Syonja'ya karşılık veriyordu. Bir erkekle nasıl konuşması gerektiğini iyi bilen bir kadın için oldukça kolay bir yem olduğu söylenebilirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Paz Eyl. 11, 2011 8:58 am

    Sessizliğini korumasına karşın aldığı nefeslerle hırsını belli eden genç kızın yanında oturan genç adam, buraya güya kafa dinlemeye gelmiş olduğunu düşündü. Kafa dinlemesini bu şekilde sağladığı için Merlin'e okkalı bir küfür savurarak ayağa kalktı. Buradan gidip, bu anları yaşanmamış saymak istiyordu. Heaven'a bağlıydı, o diğer kadınların hepsinden daha önemliydi Connor için, evet. Yine de bu Connor'ın bir erkek, hele ki çapkın bir erkek olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Ne olursa olsun şu an ateşle oynuyordu ve buradan kurtulmalıydı.

    Gitmek için adım attığı sırada Syonja önüne kapandı. Genç kız sessizliğini korumaktan bıkmış olsa gerek, Connor'ın suratını küçük eliyle kavradı ve düğmelerini açarken dudaklarına fısıldadı. "Gördüğüme göre ihtişamı ile göz kamaştıran Connor Liam Dawson küçük bir beyefendiye dönüşmüş. Ne olursa olsun içini değiştiremezsin Connor." Buna itiraz etmek için dudaklarını aralayan genç adam, kızın dudaklarını dudaklarının üzerinde buldu. Onu ittirmek için kendisini zorlasa da bunu yapamazken, kızın şehvetle titreyen dudaklarına daha fazla karşı koyamadı. Dudakları onu nazikçe örterken, Syonja'yı şiddetle kavradı. O sırada kulağına çalınan boğuk bir inleme ile hayatını bitmiş gibi hissettiğinde, o sesin sahibini o kadar iyi tanıyordu ki kıpırdayamadı.

    Genç kızı iteleyerek hızla arkasını döndü. Heaven, suratında ateşler saçan bir ifadeyle kendisine bakarken genç adamdan tek bir açıklama beklemeden hızla ilerlemeye başladı. Syonja'nın kahkahası kulağına çalındığında aldırmadı Connor. Var gücüyle Heaven'a doğru koşturmaya başlarken, o an gerçekten ölmek istiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Ptsi Eyl. 12, 2011 4:06 am

    Günlerdir bulutların üzerindeymiş gibi mutlu hissederken, bu sonbahar gününün güzel havasından faydalanmak için dışarı attı kendini. Derslerden, ödevlerden yeterince bunalmış olduğundan biraz kendine vakit ayırmanın vaktinin geldiği düşüncesi dolanıyordu zihninde. Onun da sıkça uğradığı Şamarcı Söğüt'e doğru ilerlerken hala dudaklarında tadı olan sevgilisini görebilme umudu vardı içinde. Kalbi her attığında sesi kulaklarında çınlıyor, her nefes aldığında kokusu burnunda tütüyordu. Öğrencilerin işgal ettiği bir başka yer olan bahçenin içinden sıyrılarak geçerken suratında beliren tebessüme engel olamadı. Yanından geçtiği herkesin bakışlarını üzerinde hissederken buna zerre kadar aldırmadı. Orada olduğunu hissediyordu, bir şekilde.

    Şamarcı Söğüt'ün devasa gölgesi seçilirken Heaven'ın gözleri heyecan ile parladı. Dudaklarının hayalini kurarken Şamarcı Söğüt'ün diğer tarafına doğru yöneldi. Karşı karşıya kaldığı manzara karşısında boğazından yükselen inlemeye engel olamazken gözleri hayretle açıldı. Solukları yavaşladı ve kısa sürede nefes alamaz oldu. Kalbinin çarptığını ona ilk hissettiren erkeğin, biricik sevgilisinin dudakları başka bir kadının dudaklarıyla buluşmuşken elinden daha önce hiç olmadığı kadar güçsüz hissetti. Heaven her gece onu düşünmekten uykusuz kalırken, Connor başkalarının dudaklarında arıyordu saadeti. Dudakları titrerken bu defa farklı bir yangında kavruluyordu ruhu. Hayatında ilk kez canının yandığını, kalbinin acıdığını hissederken daha fazla ayakta duramayacağını anladı. Genç adamın bir açıklama yapma çabasına aldırmadan arkasını döndü ve var gücüyle koşmaya başladı. Onun da arkasından koştuğunu duyabiliyordu ama durmadı. Acınası hissediyordu kendini. Zayıftı, yapmış olduklarına rağmen ondan nefret ettiğine inandıramıyordu. Gözleri dolarken genç adamın onu kolundan yakalamasıyla olduğu yere çakıldı.

    Sıcak teni ilk defa canını yakıyordu, acıyla yumdu gözlerini. Güçlükle yutkunurken, yaşlar süzüldü yanaklarından. Connor onu kendisine doğru çevirdiğinde hayal kırıklığı ile açtı gözlerini. Bakışları daha önce ona ait olan dudaklarına doğru indiğinde yanakları bir kez daha ıslandı. Bir kez daha yutkundu kendini dizginlemek istercesine. Kafasını iki yana salladı ve geri çekildi. Genç adamın dokunuşları kaybolurken dudakları aralandı. "Bir daha sakın dokunma bana. Sakın."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Ptsi Eyl. 12, 2011 7:06 am

    Hızla koşturan kıza rağmen, bedensel olarak ondan üstün olan Connor Heaven'a yetişince, ne kadar sert tuttuğunun farkında olmayarak kızı kendisine çevirdi. Bu zamana kadar her zaman güçlü görünen, birlikte oldukları ilk gün dışında ağladığını görmediği genç kızın gözünden yaşların süzüldüğünü görünce afalladı genç adam. Eliyle göz yaşlarını silmek için uzanınca ise Heaven dehşet içerisinde geri çekildi. Titreyen dudaklarına odaklanan Connor genç kızı sakinleştirmek için her şeyi yapmak isterken, "Bir daha sakın dokunma bana. Sakın," diye haykırdı genç kız duraksamadan. Kalbi o an paramparça olan Connor, kendisine lanet okuyarak yeniden kaçmaya çalışan kızı pençelerine kıstırdı.

    Bakışlarının her şeyi anlatmasını istese de hiçbir şey olmadı. Heaven göz yaşlarını tutmakta zorlanmaya devam etti, akıttığı her damlanın Connor'ı öldürdüğünün farkında olmayarak. "Göründüğü gibi değildi, değildi.." Cümlesini tamamlayamadı çünkü, Heaven kurtardığı eliyle genç adamın suratına okkalı bir tokat indirdi. Bir kıza göre oldukça güçlü olan eline karşın, eğer bambaşka biri olsaydı onu oracıkta öldürebilecek olan Connor, bunu hak ettiğini düşündü. Hatta daha fazlasını. O rezil bir herifin tekiydi, ölmeyi hak ediyordu. "Ne desem de beni affetmeyeceğini biliyorum, Heaven.. sevgilim. Seni ne kadar çok sevdiğimi, senden başka hiçbir kadını düşünmediğimi biliyorsun. Bu kalbin sahibi sensin. Syonja," ismini tıslayarak söylediği kızı görmek için baktığında ortalıklarda olmadığını görünce hahladı. Neden Heaven ile arasına hep bir kız girmek zorundaydı ki?

    İlk çıkmaya başladıklarında kendilerini gören Beth'i düşündü. Genç kızla o kadar uzun zamandır tek kelime etmemişti ki, ne yaptığını dahi bilmiyordu. Umursamamıştı, çünkü tek bir kadın, evet tek bir kadın ona yetmişti. Heaven'dı bu. Ne Beth ne de Syonja. Hiçbiri, Connor için Heaven olamazdı. O gönlünün tek sahibiydi. "Üzerime gelince, itmeye çalıştım.. Heaven lütfen. Cennet'imi elimden alma." Daha fazla konuşamadı. Boğazı düğümlenirken hayatında hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Ptsi Eyl. 12, 2011 8:37 am

    "Göründüğü gibi değildi, değildi.." Genç adamın kendini anlatma çabalarına aldırmadan var gücüyle suratına bir tokat atarken gözlerinden yaşlar süzülmeye devam ediyordu. Yutkunmayı denedi, yapamadı. Boğazında düğümlenen hıçkırıklar gözlerinde hayal kırıklığına dönüşüyordu. Güçlükle nefes almaya çalışırken aklında hep aynı soru vardı: Neden? Dakikalar önceki mutlu halinden eser kalmamış, bir anda bulutların üzerinden yere çakılmıştı genç kadın. "Ne desem de beni affetmeyeceğini biliyorum, Heaven.. sevgilim. Seni ne kadar çok sevdiğimi, senden başka hiçbir kadını düşünmediğimi biliyorsun. Bu kalbin sahibi sensin. Syonja," Kızı olduğu yerde bulamayınca kayıtsızca hahladı genç adam. Heaven kafasını başka bir tarafa çevirdi. Her bakışı kalbini delip geçerken daha fazla dayanamadı.

    İlk kez farklı hissetmişti, ilk defa aşkı tatmıştı dudaklarında. Henüz birlikte olmalarının üzerinden bir veya iki gün geçmişken... Kullanılmış hissediyordu kendini ki bu alışkın olduğu bir duygu değildi. Connor onu bu kadar kolay unutabilirken, o her saniye onu düşündüğü için suçladı kendini. "Üzerime gelince, itmeye çalıştım.. Heaven lütfen. Cennet'imi elimden alma." Sesinin tınısı bu defa kalbini yakarken acıyla yumdu gözlerini. Yanaklarından süzülen yaşları elinin tersiyle silerken, duruşunu dikleştirdi. "Senin cennetin bir çok kadından oluşuyor Connor. Onlarcası varken bana ihtiyacın olacağını hiç sanmıyorum. Ama sakın unutma, benim de beni bekleyen bir cennetim var..." Kurumuş dudaklarını diliyle ıslatırken elinden geldiğince ifadesini ciddileştirmeye çalıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Cuma Eyl. 16, 2011 3:38 am

    Genç adam ayakta bile durmaya zorlanırken, kızın ne diyeceğini kestiremiyordu. O ünlü zekası şu anda hiçbir işe yaramazken, Heaven'ın sözleri kalbine saplandı. "Senin cennetin bir çok kadından oluşuyor Connor. Onlarcası varken bana ihtiyacın olacağını hiç sanmıyorum. Ama sakın unutma, benim de beni bekleyen bir cennetim var..." Onun başkalarıyla olma düşüncesi genç adamın hiddetlenmesine neden olurken, o maço ve duygusuz adamın Heaven'ın kollarında ne hallere geldiğini düşündü. Bu o muydu? Kendisi kendisine o kadar yabancıydı ki, duraksadı. Yine de, ne olursa olsun Heaven'ın varlığı onun ilacıydı, o her şeyiydi. Bunun ucunda değişmeye dahi razıydı. "Benim tek Cennet'im var, o da sensin Heaven."

    Aralarına derin bir sessizlik çöktüğünde, genç adam ilk çıkmaya başladıkları günü düşündü. 'Ben geçmişinden ya da yaptıklarından vazgeçmeni asla istemiyorum. Tek söylemek istediğim, seni paylaşmaya dayanamam, beni anlıyorsun değil mi? Ben... Ben, sanırım sana aşık oldum...' demişti ona Heaven. Hiçbir zaman unutmamıştı bu kelimeleri, her gece yatağına uzandığında, gözlerini açtığında duyuyordu. Hiç gitmiyordu aklından, tıpkı genç kızın görüntüsünün gitmediği gibi. Onu asla aldatmak istemezdi, aldatmamıştı da. Syonja, diye düşündü. Onu paramparça edecekti, o şimdi dört köşe içerisindeyken onu darmadağın yapacaktı. O an kendisine söz verdi. Ardından Heaven'ın yanağını okşadı. "Başka hiç kimse değil," dedi insana huzur veren bir ses tonuyla. "Yalnızca sen.. Bana güvenmelisin Heaven, seni ne çok sevdiğimi biliyorsun." Gözlerindeki doğruluğu görsün diye genç kızın gözlerinin içine odaklandı. Neden bilmiyordu ama, git gide kendisini ölüyor gibi hissediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Fire Burns   Çarş. Kas. 09, 2011 4:31 am

    "Benim tek Cennet'im var, o da sensin Heaven." Genç adamın dudaklarının her hareketi kalbini bir kez daha acıtırken yutkundu güçlükle. Hiç olmadığı kadar çaresiz ve yalnız hissetti kendini o an. Güneşin batmasıyla koyu laciverte bürünen gökyüzünde yükselen ay ışığı aydınlatıyordu Şamarcı Söğüt'ü. Genç kadının yanaklarından süzülen yaşlar sıcak tenini yakmaya başlamıştı. Akmış rimeli yanaklarını griye ve siyaha boyamış, kırmızı ruju dağılmıştı. Paramparça olan kalbini toparlamaya çalışsa da gördükleri zihninde tekrarlanıyordu sürekli. Donuk gözlerle sevdiği adama bakmaya devam ederken bir kaz daha yutkundu. Ne yapacağını, nasıl yaşayacağını bilemezken genç adam nazikçe yanağını okşarken gözlerini yumdu. Her dokunuşu daha çok canını yakarken iç çekti. "Başka hiç kimse değil," Connor'ın sesindeki tını her ne kadar huzur verici olsa da, genç cadının bedeni hiç olmadığı kadar gergindi. Kaşları çatık, elinden geldiğince ciddileştirdiği ifadesiyle dinlemeye devam etti onu. "Yalnızca sen.. Bana güvenmelisin Heaven, seni ne çok sevdiğimi biliyorsun." Acı çekiyordu, evet. Ancak bunu karşısında duran genç adama belli etmeye hiç niyeti yoktu. Umursamıyormuş gibi davranmaya çalışıyorsa da gözlerinden süzülmeye devam eden yaşlar ele veriyordu onu. Boğazını temizledi ve dudaklarını ıslattı. Can yakma sırası ondaydı bu defa. "Yapma, Connor. Ne zaman isteyerek yaptığın bir şeyin ardından pişman oldun sen? Yalvarma, en azından bu kadar alçalma gözümde. Kabullen artık, sevmedik birbirimizi. Tekdüzeleşmiş hayatlarımıza ara verip kısa bir süreliğine küçük bir heyecan yaşadık o kadar. Sen beni istedin, ben seni. Tıpkı senin diğer kadınları, benimde diğer erkekleri istediğim gibi. Benim için diğerlerinden bir farkın yoktu. Aslında teşekkür etmem gerek sana. Sıkılmıştım bu oyundan ve bitiren sen oldun." Kelimeler boğazında takılı kalırken , üst üste daha ne kadar çok yalan söyleyebileceğini merak etti genç kadın. Soluklarındaki hava ciğerlerini yakıyordu. "Aşk falan yoktu ortada. Fiziksel bir şeydi benim istediğim ve bunu da elde ettim zaten. Eski hayatıma geri dönüyorum ben. Eğer yine sıkılacak olursam, haber veririm. Hoşçakal."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Fire Burns
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: H O G W A R T S :: Okul Arazisi :: Şamarcı Söğüt-
Buraya geçin: