Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hogwarts Party # Role Play

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alyssha Cassidy Malfoy
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
avatar

Lakap : Aly, Cass
Rp Sevgilisi : Xavier Shane Raymond.
Mesaj Sayısı : 828
Kayıt tarihi : 01/11/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Hogwarts Party # Role Play   Çarş. Ağus. 24, 2011 10:35 am

ROLEPLAY; Hogwarts Party.
MEKAN; Büyüyle Büyük Salon her zamanki halinden çıkmış, alttaki resimlerde görünen hale gelmiştir.


GÜN; Cumartesi (Tatil Günü) - 20.00
KATILIMCILAR; Başvuracağını belirtmiş, bütün öğrenciler. Profesörler ise gözlemci.
Spoiler:
 
_____________________________________________________________________________

Spoiler:
 
Genel Kısım;
    Büyük salon, her zamanki masalarından, bayraklarından, binaları birbirinden ayıran bölümlerden arınmıştı. Loş mor ışığın altında lüks bir biçimde dizayn edilmiş, her şey parti için ayarlanmıştı. İçeride gül kokusu içilen içkilerin kokusuyla ahenkle karışıyor, insanlarda mayhoş bir tat bırakıyordu. Kusursuzluk her metre kareye düşmüş, kaymak biraları ve profesörlerden gizlice içeri sokulan ateş viskileri her yeri sarmıştı. Devriye gezmeye başlamış belirli profesörler suratlarında eğlenir bir ifadeyle dolanırken, partiyi düzenleyen genç kız kapıda durmuş saat 19.55'te, önünde sıraya girmiş insanlara bakıyordu. Her binadan insan her zamanki cübbelerini çıkarmış, en güzel kıyafetleriyle seksapellerini arttırmışken kapının önünde bir tanrıça edasıyla insanları süzen Alyssha Cassidy Malfoy, elbisesini düzeltti.

    Güzelliği sınırların üzerinde olan genç kız, tam olarak ondan beklendiği gibi giyinmişti. Asiliği metrelerce öteden bile belli olurken, süslü püslü elbiseler giymiş, mini eteklere bürünmüş diğer kızlardan çok daha farklıydı. Siyah tuniği, kalçalarından çok daha öteye gitmeyip kavisli bir şekilde kalçalarını sarıyor, üstlere doğru askıları kollarına süzülüyor ve siyah sütyeninin bir kısmını açıkta bırakıyordu. Boynundaki kolyeler birbirine karışmış dahi olsa ben burdayım diye bağırıyor, kollarındaki bilezikler ise onlara eşlik ediyordu. Saçlarını her zamankinin aksine kabartmıştı, siyah göz kalemiyle gözlerini çerçevelemiş, mavinin tonlarına bürünmüş bir şekilde ortaya çıkartmıştı. Çekici, asi ve farklıydı. Her zamanki gibi. Kapının önünde öylece dikilirken çoğu insanın kendisini incelediğinin farkındaydı, hemen yanı başında duran Xavier'ın elini tutarken ikisi kusursuzca dikkatlerin üzerinde olmasından oldukça memnundular.

    Saat, 20.00'ı gösterdiğinde ayağındaki neredeyse altı santimetre uzunluğundaki siyah topuklu ayakkabılarıyla birkaç adım ileri çıktı. Önündeki kalabalığa göz gözdirerek boğazını temizledi. Şimdiden öpüşmeye başlayanlar, hararetli tartışmaya girmişler, gülüşenler, kahkaha patlatanlar... Klasik Hogwarts görüntüsü vardı yine. Yaşı küçük olanlar bile sanki büyük adamlarmışçasına gelmişlerdi. Ah, tabii kendilerini o kadar belli ediyorlardı ki, Alyssha viskileri gizlice verecek olan Tyler ile anlaşmış, yalnızca dört ve üzeri sınıflara içkileri vermesini istemişti. Kaymak birasını ise serbest tutmuştu, Xavier'ın insafına gelerek.

    "Hepiniz hoş geldiniz! İçkiler ve yiyecekler sınırsızdır, müzik ise gece bitene kadar sürecektir. Keyfinize bakıp, aramızda dolanacak profesörlere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Sarhoşlara izin vereceklerini sanmasam da, dikkatli olursanız bir sorun kalmaz. Kapılar açılsın!"

    Sözlerini uzun tutmamıştı genç kız. Böyle günlerde uzun tutmayı sevmezdi. Aslında neredeyse herkesin sarhoş olacağını biliyordu. Anna'ya duygu sömürü yaparak, fazla abartmadıkları takdirde sarhoş olmalarına izin sağlamıştı. Bunu kimseye söylememeyi tercih ederek, gizliden gizliye ateş viskisi verecek olan bardaki hizmetliyi kontrol etti. Her şey yerli yerinde gözükürken rahat bir nefes alarak Xavier ile birlikte oda salona daldı. Klasik bir şarkı olan Rolling In The Deep çalmaya başladığında, DJ'e güveni tamdı. Biliyordu ki bu parti unutulmaz bir gün olacaktı!


Kişisel Kısım;
    Müziğin sesi git gide artarken, Hogwarts'ın görüp göreceği en büyük parti başlamıştı. Karanlık düşüncelerinden bir gün olsun sıyrılmış olan Alyssha, kendisine tebriklerini sunan kişilere ağır başlılıkla cevap veriyor, bir yandan da her şeyi kontrol ediyordu. Üçüncü kez her şeyi kontrol etmeyi bitirince, sabahtan beri her hazırlıkta yanında durmuş, ona destek vermiş olan yakışıklı sevgilisi suratında en yakışıklı gülümsemesi ile ona takıldı.

    "Balonun en ateşli kızıyla bir dans istiyorum."
    "Bence şu Gryffindor'lu kız. Baksana kırmızılar içinde yüzüyor adeta. Bir de güzel olsa."
    "Ben gerçek ateşten bahsediyorum bebeğim, şu an senden fışkırdığı gibi."

    Göz kırpan Alyssha, Xavier ile dans pozisyonuna geçerken onun ellerini beline dolamasına izin verdi. Dokunduğu yerler alev alıp, kızın nefesini kesiyor, nazik elleri vücudunu okşuyordu. Saçlarını savurup ellerini yukarıya kaldıran genç kız kıvırtarak dönerken bir kahkaha patlattı. Hemen ilerisinde duran, kendisine göz kırpmakla meşgul olan Kimberly'e el salladıktan sonra, Daphné gelmediği için ona trip atmayı kafasına yazdı. Biliyordu, kardeşleriyle arası açıktı ama onun bugün burada olmasını beklerdi. Sonuçta, kaç tane 'sevdiği' kardeşi vardı ki? Buna rağmen Kimberly'e minnettardı. Şu sıralar arası açıktı, oysa Anna'ya olan nefreti diğerlerine karşı hissetmiyordu. Kıskançlık bunun büyük payı olsa da, yanından geçerek herkesi kendisine hayran bırakan diğer bir Malfoy olan Anna'ya lanet okurcasına bir bakış fırlattı. Kimberly'e gülümseyerek, gözlerini yeniden Xavier'a dikti.

    "Birinin işleri berbat etmesinden endişeleniyorum. İçeridekilerin yüzde doksan dokuzundan nefret eden biri olarak, haksız da sayılmam aslında. Şunlara baksana. Sanırım Adriana haklı, Heaven ile yine kraliçelikte yarışacağız."
    "Krallık için Connor'la kapışmayacağım herhalde?"

    Genç kızın cevabı yalnızca alaycı bir gülümseme oldu. Şarkı değişir, Rain Over Me'ye dönerken hareketlenmeye başlayan ortam gece daha yeni başlıyor olsa dahi sallanırken, şarkının inanılmaz hareketli ritmiyle kendisini kaptırıp giden güzel susarak deli gibi sallanmaya başladı. Olduğu yerde tepinen onlarcasına karışarak saçlarını savurduğu sırada Xavier'ın çekici dudaklarına daha fazla karşı koyamamış, uzun sayılabilecek bir öpücük kondurmuştu. Tutkulu öpücüğün ardından ikisi yine danslarına dönerken elleri artık her yerde, mor loş ışığın altında yanıp sönen beyaz ışıkla birbirlerini kare kare görüyorlardı. Xavier'ın sarı saçlarını kavrayan kız şarkı bitene kadar sessizliğini korudu. Müziğin, ortamın ve mükemmelliğin etkisiyle daha hiç içki içmemesine rağmen alkollü gibiydi Alyssha. Şarkı bitince yeni bir dansa başlamadan sanki onsuz yaşayamayacakmış gibi hissettiği bara ilerledi Xavier'dan ayrılarak. Tyler'a göz kırpıp, kola biçiminde büyülenmiş ateş viskisini alınca fondip yaparak içkinin bedenini ele geçirip, boğazını yakmasına izin verdi.

    Sırtına dokunan soğuk bir elle arkasını döndüğünde, Xaviera ile göz göze geldi. İsmi neredeyse Xavier ile aynı olması suratında bir gülümseme uyandırırken, canından çok sevdiği nadir kişilerden olan arkadaşına sıkıca sarıldı. Genç kız her zamanki gibi güzelliğiyle büyülüyordu. Kendisi gibi o da balonun gözdelerinden, ortamı sallayanlardandı. Belli ki sevgilisi Henryk'i geride bırakmış, Alyssha ile birkaç kelime etmeye gelmişti. Onu görünce gülümsemesi iyice büyüyen Alyssha ayrılarak kömür karası saçlarını geriye savurdu.

    "Yorum?"
    "Mükemmel!"

    Kahkahaları birbirlerine karışan kızlar müzik eşliğinde melodik bir şekilde gülerlerken, hemen arkalarından Kimberly kızlara laf attı. Üçü de her şeyden memnun, uzun zamandır eğlenmedikleri kadar eğlenirken ortama sevgililerinin adım atması üzerine dostluğu ve kardeşliği bir tarafa bırakıp, bugün her şeyi yapabilecekleri sevgililerine sıkıca sarıldılar. Hepsi kocaman bir öpücük çalarken, müzik iyice hareketlenmiş artık oturan kalmamıştı. Hogwarts'ta partiye katılmayan öğrencilerin bile ses geçirmez dahi olsa dışarıdan sesleri duyabileceğini düşünen Alyssha çıkarttığı esere memnuniyetle bakarak bara yaslandı. Herkes kendi alemine bürünmüş, kimse kimseyi takmıyordu. Yine de her şey kusursuzdu.








En son Alyssha Cassidy Malfoy tarafından Perş. Mart 22, 2012 4:05 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Leonard James Potter

avatar

Lakap : Leo - James
Rp Sevgilisi : Arianna Ella Potter
Mesaj Sayısı : 233
Kayıt tarihi : 04/08/11

Özel
Rp Puanı:
54/100  (54/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Perş. Ağus. 25, 2011 6:06 am

Spoiler:
 

Genel Kısım;
Hogwarts her zamankinden farklıydı. Havada uçan balonlar, çalan müzik ve dans eden gençler. Taş merdivenlerden inerken kapının önünde öpüşen bir çift gördüm. Bu aşkın büyüsüydü. Tıpkı beni Ell ile büyülediği gibi. İçeri girdiğimde onun gözleri benim gözlerimi buldu. Büyük Salon yok oldu. Bütün insanlar yok oldu. Sadece o ve ben. Onun gözleri ve benim gözlerim. Sol tarafımda bir alev. Onun gözleri benim gözlerimi çekiyor. Bir mıknatık edasıyla. Büyük Salon'un tam ortasında buluşuyor dudaklarımız. Alev alev yanıyoruz. İkimizde...
El ele köşedeki bara gidiyoruz. Oturmak ve sohbet etmek. Onun gözlerinden gözlerimi ayırmamak.
Tam bu sırada Alyssha partiyi organize eden kişi çıktı kürsü gibi bir yere. Güzelliği erkekleri etkiliyordu belli ki. Ona bakan herkes adeta kalbinden bir ok yemiş gibi bakıyordu. Hafif, küstah bir sırıtış ile "Hepiniz hoş geldiniz! İçkiler ve yiyecekler sınırsızdır, müzik ise gece bitene kadar sürecektir. Keyfinize bakıp, aramızda dolanacak profesörlere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Sarhoşlara izin vereceklerini sanmasam da, dikkatli olursanız bir sorun kalmaz. Kapılar açılsın!" dedi. Sözleri bitmişti.
Artık partinin başlama vakti gelmişti. Ell hareketli bir müziğin başladığını duymuştu ve benim elimden çekerek piste çıkardı. Elim belinde, dudakları dudaklarımda, alev alev yanarak...



Kişisel Kısım;
Hogwarts'ın görüp görebileceği en çılgın partiydi. Hele eliniz sevgilinizin belindeyse. Dudakları dudaklarınızdaysa. Birbirimizden ayrılmak istemezcesine ateşli bir şekilde öpüşüyorduk. Ama birbirimizi bırakmıyorduk. Bunu ne o istiyordu, ne de ben. En sonunda umutsuz bir şekilde ayrıldık ve bara gittik.
Ell Pat ile dedikodu yaparken Thomas yanıma yaklaştı "Şu kızlar ve dedikoduları değil mi?" dedi. Bu ondan beklemediğim bir yaklaşım tarzıydı. Ben de aynı şekilde gülümseyerek "Kesinlikle" dedim. Sanırım artık beni arkadaşı olarak görüyordu. Tam o sırada artık Ell ve benim gördüğümüz anda yüzlerimizi öfke kaplamasına neden olan çocuk geldi. Hemen onun yanına gittim ve yakasından sertçe çekerek "Senin burada ne işin var pislik! Slytherin'li arkadaşlarınla eğlen! Yoksa kötü olacak!" dedim. Slytherin'li çocuk yüzünde yine aynı iğrenç sırıtma ile meydan okurcasına bakıyordu. Buna tahammülüm kalmamıştı. Yumruğumu kaldırdım fakat onu bir el tuttu. Bu Thomas idi. Daha da yaklaşarak bu sefer çocuğun yakasına o yapıştı "Sanırım belanı arıyorsun Slytherin!" dedi.
Thomas'ın arkasından birden birkaç Hufflepuff'lı daha gelince Slytherin'li çocuğun ten rengi adeta kağıt gibi beyazlamıştı. Bir kaç adım geri gitti ve en sonunda lanet okuyarak yanımızdan gitti. Thomas yanıma geldi "Sanırım artık arkadaşız. Birbirinin arkasını kollarsın falan hani." dedi. Buna verilecek tek cevap hafif bir sırıtışdı. Evet artık arkadaşdık.
Eğlenmek için önümüzde hiçbir engel yoktu. Hareketli bir müzik eşliğinde piste çıktık. Sevdiğim kızın dudakları dudaklarımda, gözleri gözlerimde, elleri ellerimde. Ateşi beni yakıyor. Bitiriyordu...


En son Leonard James Potter tarafından Paz Ağus. 28, 2011 12:32 am tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Xavier Shane Raymond
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Xavie. -evet tek bir harf fark ediyo asdf-
Rp Sevgilisi : Alyssha.
Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 05/06/11

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Perş. Ağus. 25, 2011 9:30 am

Spoiler:
 

Genel Kısım;

    Uzun yıllardır gördüğü en büyük şölen yeni yıl partisi olan Hogwarts duvarları, müziğin yükselen sesiyle adeta titrerken içeriyi tam bir kutlama havası sarmış, alkol kokusu şimdiden büyük salonu ele geçirmişti. Bir yandan Alyssha'nın itinayla hazırlattığı gül kokusu ve loş ışıkta insanda sarhoş olmasa dahi sarhoş etkisi yaratıyor, müzik konusunda okuldaki çoğu kişiye taş çıkartacak olan bir genç DJ'lik koltuğunda yavaş yavaş coşmaya başlıyordu.

    Partinin başlamasına beş dakika kala kapının önünde durmuş olan Xavier elini tuttuğu Alyssha'yı incelerken suratında çapkın bir gülümsemeyle güzel ve oldukça sexy kızı baştan aşağı süzdü. Arsız bakışlarını fark eden Alyssha ona göz kırpıp kalabalığa döndüğünde ise genç adam sıkıcı kalabalıktaki imrenen erkeklerle göz göze gelince hahladı. Belli ki onlar bugünkü partiye güvenmiş, içeride kalabalığın içerisinde sevgililerini götürmeyi planlıyorlardı. Xaiver etrafta Anna, Dimitri ve Sheridan gibi buna göz yummayacak profesörler dolaşırken bunu yapmayı planlamalarına içten içe gülüp geçmekten başka bir şey yapmadı.

    Alyssha ile arasındaki ilişki her daim aşk ve tutku dolu olmuştu. Zevk ve şehvet içerisinde o kadar gün, gece geçirmişlerdi ki bir bir partide onunla olmak gibi bir düşüncesi yoktu. Hem de onca bakışın arasında, profesörlerin puan kırmak için adeta fırsat kolladığı bir yerde. Bunu yapmak yerine Alyssha'ya iyice yaklaşarak sabahtan beri yaptıkları hazırlıkların değmesi için içten içe Merlin'e bir dua okudu. Ardından genç kız açıklama yapmak için öne çıkınca sırtını duvara yaslayarak dinlemeye koyuldu.

    ""Hepiniz hoş geldiniz! İçkiler ve yiyecekler sınırsızdır, müzik ise gece bitene kadar sürecektir. Keyfinize bakıp, aramızda dolanacak profesörlere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Sarhoşlara izin vereceklerini sanmasam da, dikkatli olursanız bir sorun kalmaz. Kapılar açılsın!"

    Konuşma üzerine neredeyse kahkaha atacak olan adam güneşten yanmış kirli sarı saçlarını eliyle karıştırarak Alyssha'nın beline kolunu doladı. Bugün için o kadar hazırlık yaptığını bildiği sevgilisiyle uyumlu giyinmişti. Üzerindeki beyaz gömleğin kolları kıvrılmış, siyah ceketine sarılıyordu. Altındaki siyah dar pantolon çekici fiziğini ortaya çıkarıp, kızların dikkatini çekerken Alyssha'nın elbisesiyle neredeyse takım gibi yaratılmıştı. Kız son kontrolleri kim bilir kaçıncı kez yaptığında artık parti tam anlamıyla başlarken neredeyse izdiham oluşturacak kalabalıktan sıyrılarak büyülenmiş salona daldılar.


Kişisel Kısım;

    Attıkları her adımda bakışlar onlara çevrilirken bakışlara alışık olan Xavier göğsünü iyice kabartarak yakışıklı suratıyla sırıttı. Alyssha artık neredeyse takıntı derecesine gelen kontrolleri bırakmış, kendisini tamamıyla ona adadığında genç adam çevik bir hareketle onu kendisine çevirerek vücutlarını birbirlerine yapıştırdı. Baştan çıkarıcı bakışlarıyla onu süzen kız gözlerini kırpıştırınca küçük bir öpücüğün ardından mırıldandı genç adam.

    "Balonun en ateşli kızıyla bir dans istiyorum."
    "Bence şu Gryffindor'lu kız. Baksana kırmızılar içinde yüzüyor adeta. Bir de güzel olsa."
    "Ben gerçek ateşten bahsediyorum bebeğim, şu an senden fışkırdığı gibi."

    En ateşli bakışını fırlatan kız vücudunu mümkünmüş gibi iyice genç adama dayayınca onu zahmetsizce çevirdi Xavier. Dansları kusursuz bir şekilde başlayıp, aynı şekilde devam ederken yanlarından bir sürü insan geçiyor, dans ediyor, kendilerini alkole veriyordu. Alyssha'nın kardeşi olan Kimberly'le her zaman atışan, kızı bir türlü sevemeyen genç adam ikilinin bakışmalarını gördüğünde dansı bitiriyordu. Genç kızı kendisinden biraz ileriye iterek durduğunda, Alyssha soğuk bir ifadeyle adama döndü. O an onun muhtemel olarak Anna'yı gördüğünü tahmin eden delikanlı bunu umursamayarak rahatlatıcı bir şekilde gülümsedi.

    "Birinin işleri berbat etmesinden endişeleniyorum. İçeridekilerin yüzde doksan dokuzundan nefret eden biri olarak, haksız da sayılmam aslında. Şunlara baksana. Sanırım Adriana haklı, Heaven ile yine kraliçelikte yarışacağız."
    "Krallık için Connor'la kapışmayacağım herhalde?"

    Dırdırcı Adriana'nın çenesi, tahminleri ve alaycılığı herkes tarafından bilinirdi. Kadın, insanları birbirine düşürmeyi severdi. Bu parti için bahisleri açarak kızlarda her zamanki gibi Alyssha'yla Heaven'ı, erkeklerde kendisiyle Connor'ı öne sürmüştü. Tamamen ironik bir komiklikte olan dörtlü, eskimiş bir aşk karesi gibiydi. Heaven Xavier'ın eski sevgilisi, Connor Alyssha'nın eskisi... Ve şimdi, çiftler tamamıyla yer değiştirmiş, kusursuz hal almıştı. Bu baloda bir kral ve kraliçe seçilecekse, bu mükemmel çiftten başkası olmayacaktı bu.

    Müzik iyice hareketlenmeye başlayınca, DJ için harika seçim yaptıklarına kanaat getirdi Xavier. Aslında şarkıları önceden kendisi ayarlamış olsa dahi, onlarla böylece usta şekilde oynayabilmek yetenek işiydi. Her şey bitince kabarık Raymond aile kasasından bir bahşiş vermeyi kafasına yazarak kendisini müziğin akışına bıraktı. Sallayan vücutlar, eğlencenin dibine vururken kaç dakika dans ettiler bilmiyordu. En sonunda yorulmaya başladığını hissedince içki almak için ortadan kaybolan Alyssha'yı gözleriyle takip etti. Barda kızlar takımının birleştiğini görünce o taraftan uzak durmayı seçerek arkasını döndü. Görünürde kendi yakın dostlarından hiçbiri yokken gözüne sevgilisini yemekle meşgul olan bir ikinci sınıf ilişti. Anna'nın bakışlarının o tarafta olduğunu görünce kahkaha patlatarak Gryffindor olduklarını zannettiği çifte acımadı. Gidecek puanların Slytherin'e oldukça yarayacağını düşünerek yanlarından geçip, devam gençler diye takıldı.

    Büyük salonun girişine geldiğinde, kalabalıktan ayrılarak duvardan yapılma köşeye çöktü. Etrafını incelemekten yorulmuş bir biçimde öylece oturdu. Yakışıklı suratı diğer kızlara bakmayı dahi reddederken azılı çapkının böyle değişmesini hala kendi dahi kavrayamamıştı. Hoş, zaten ortamdakilerin çoğu eski sevgilisiyken gözlerini kendisine yaklaşmakta olan Alyssha'ya dikti. Belli ki kızlar toplantısı bitmiş, sevgisine geri dönüş arıyordu genç kız. Tam ayağa kalkacağı anda Connor önüne geçtiğinde tek kaşını kaldırdı Xavier. Karşısında en az kendisi gibi kötü sicilli delikanlı sinsilikle parlayan bakışlarla kolunda tuttuğu Heaven ile beraber adamın görüşünü kapattı. Alyssha tam arkalarından boğazını temizleyerek önlerine geçip Xavier'a elini uzatınca delikanlı ayağa kalktı. İki çift gözlerine birbirine dikip bakıştığı sırada, Alyssha genç adamın sakin olması için sırtını pat patladı. Burada bir iş olduğunu o an anlayan Xavier merakla gerileyince genç kız yarın diye mırıldandı. Neyin yarın olduğunu anlayamayan Xavier, giden çifte bakmayı bırakıp Alyssha'ya döndüğünde bir açıklama bekliyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Arianna Ella Potter

avatar

Lakap : Ari / Ell
Rp Sevgilisi : Leonard John Potter
Mesaj Sayısı : 204
Kayıt tarihi : 22/07/11

Özel
Rp Puanı:
46/100  (46/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Cuma Ağus. 26, 2011 2:56 am

Genel Olarak

Spoiler:
 

Hogwarts resmen Hogwarts'lıktan çıkmıştı. Mor loş ışığın altında coşan öğrenciler ve gözlemci olan profesörler vardı. Kapıdan girdiğinizde kendinizi gül ve alkol kokusunun karıştığı herkesin eğlendiği bir partide buluyordunuz. Profesörlerin suratında bile eğlenen ve gülümseyen bir ifade vardı. İçeride içkiye izin verilmiyordu ama öğrencilerin bu kurala uyduğu söylenemez elbette. Arianna ise yatakhanedeki aynada son kez kendisine baktı. Aslında güzel bir kızdı. Sarı bugün her zamanki düz halinden çıkmış ve kıvırcıktı. Mavi gözlerinin güzelliği bu şekilde daha da ön plana çıkmıştı. Ağır makyajı tercih etmeyen Arianna siyah önden kısa ve arkadan kuyruğu yerlerde bir elbise tercih etmişti. Süslü elbiseler giymektense asaletini ortaya çıkaran bir elbise giymenin daha güzel olduğunu düşünürdü hep.

Partinin olacağı büyük salonun kapısına geldiğinde bu elbiseyi tercih ettiğine sevinmişti. Birçok kız süslü püslü elbiseler giymişti. Kapının girişinde salona kısa bir göz gezdirmenin ardından içeriye doğru ilerledi. Birçok kişinin gözleri üstündeydi. Siyah elbisesi mor ışığın altında daha bir güzel görünüyor ve asaleti kadar şıklık katıyordu. Biraz ilerlemişken yanında James belirdi. İkisi de siyah giyinmişti. Elbette bu bir tesadüf değildi. Arianna sevgilisi ile ilk partisinde Hogwarts'daydı. Bugün muhteşem olacaktı.

Partiyi düzenleyen Alyssha Cassidy Malfoy birkaç adım öne çıktı ve şık görünümüyle büyük salona seslendi.

"Hepiniz hoş geldiniz! İçkiler ve yiyecekler sınırsızdır, müzik ise gece bitene kadar sürecektir. Keyfinize bakıp, aramızda dolanacak profesörlere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Sarhoşlara izin vereceklerini sanmasam da, dikkatli olursanız bir sorun kalmaz. Kapılar açılsın!"

Büyük Hogwarts partisi başlamıştı.


Kişisel Açıdan Parti

Etrafta çılgınca dans eden gecenin akışına ayak uyduran insanların arasında James ile dans ediyordu Ella. James yüzündeki harika gülümsemesiyle iltifatlar yağdırıyordu. Birlikte mutluydular. James'in eli Ella'nın belinde, dudakları dudaklarındaydı. Ella'nın dudakları adeta James'in ateşiyle yanıyordu. İkili birbirlerini hiç bırakmak istemezcesine öpüşüyorlardı. En sonunda ayrılarak bara gittiler.

Etraftaki bazı insanların etkili bakışlarına umursamadan geçen Ella barda abisi Thomas ve Patrica'yı gördü. Abisiyle selamlaştıktan sonra Pat'ın yanına oturdu ve dedikoduya başladılar. Burası bir partiydi ve kıyafetlerden eşlere kadar her şey dedikodu malzemesiydi. Onlar keyifli kahkahalarla sohbet ederken Thomas ve James o kadar eğlenmiyorlardı. Bir türlü yakalarını bırakmayan Slytherin'den bir çocukla yine kavga etmek üzerelerken araya Thomas girdi ve kovdu çocuğu. Artık arkadaştılar. Etrafı incelerken abisi ve James'i kahkahalar içinde bulmak onu şaşırttığı kadar sevindirmişti de.

İçtikleri kaymak birasından sonra kendilerini tekrar piste atmışlardı. Alkole izin verilmiyor olabilirdi ama Ella James'nın dudaklarındayken alkole ihtiyaç duymuyordu.Onun ateşi içinde bir fıçı viski içmişçesine etki yaratabiliyordu. Bugün gerçekten harika olacaktı. Ne de olsa yanında James vardı. Ne olabilirdi ki?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Paz Ağus. 28, 2011 3:46 am

Spoiler:
 


    Yıllardır yılbaşı balolarından başka hiçbir partiye ev sahipliği yapmamış olan Hogwarts Büyük Salonu bu defa çok büyük bir partiye hazırlanıyordu. Büyüyle tamamen başka bir mekana dönüşmüş Büyük Salon, renkli ışıklarla bezenirken davetliler yavaş yavaş salona doluşmaya başlamıştı. Etrafı kolaçan etme amacı ile aralarda dolaşan profesörlere karşın alkol kokusu havayı ele geçirmişti bile. Barmenler ellerinde şişeler çevirirken, DJ müzikleri sıraya koymak ile uğraşıyordu. Şimdilik yüksek sese ulaşmamış müzik bile adeta duvarları titretirken davetliler şimdiden dans etmeye başlamıştı bile.

    Siyah, uzun topuklu Louboutin ayakkabılarının tıkırtıları duyulurken tüm zarafetiyle kapının önünden salonun içine şöyle bir göz gezdirdi. Bir kaç adım geri çekilirken gözleri birini arıyordu. Büyük Salon'a arkasını dönüp yürümeye başladı yavaşça. İçeride olamazdı, kapının önünde buluşma kararı almışlardı. Aslında geç de kalmış sayılmazdı. Partinin başlamasına iki-üç dakika vardı henüz. Derin bir iç çekti ve meraklı gözlerle etrafı süzmeye devam etti. Bir an için dalmış olmalı ki onun geldiğini fark etmemişti. Önünde beliren genç adama bakarken kamaşan gözlerine aldırmaksızın gülümsedi ona. Connor her zamanki baştan çıkarıcı ifadesiyle gözlerini genç kadının üzerinde gezdiriyor, onu baştan aşağı inceliyordu. Yüzünde beliren tebessüme karşılık kırkırdayan genç kadın büyülenmiş ona bakmaya devam etti. Tek kaşını kaldırdı, boğazını temizledikten sonra en çekici ses tonuyla mırıldandı.

    "Beni özledin mi?"

    Connor'ın suratındaki tebessüm giderek yayılırken dudaklarını dudaklarına yaklaştırdı. Heaven sevgilisinin kokusunu içine çekiyor, dudaklarının sıcak dokunuşuyla mest oluyordu. Genç kadın bir kaç saniye sonra kendini geri çekerek sırıttı. Cevabını fazlasıyla almış olmakla beraber, artık içeri girmeleri gerektiğinin de farkında idi. Başıyla kapıyı işaret etti Connor'a. Genç adam elini onun beline dolarken Heaven saçlarını savurdu. Yavaş ve son derece asil adımlarla Büyük Salon'a doğru ilerlediler.

    Buna alışkın olmasına karşın gözlerin onlara çevrilmesiyle bir kez daha gülümsedi Heaven. Kalabalığın içinden görünen eski simaları bu defa boş vererek gözlerini yanındaki genç adama çevirdi. İlk kez bir partide tek bir eşi olacaktı, evet. Ancak Heaven buna alışmaya hazırdı. Kalbi ateşler içinde çarparken giderek yükselen müzik adeta davetlileri dansa çağırıyordu. Connor, gözlerini Heaven'dan alamazken, genç kadının da ondan aşağı kalır yanı yoktu. Heaven kendini tutamayıp bir kez daha sevgilisinin dudaklarına yapışırken genç adam onu belinden kavrayıp kendine doğru çekti. Dudaklarında tutkunun alevini hissediyor, bedeni şehvet ile yanıyordu.

    "Ee, bu ateşli prenses benimle dans etmeyecek mi?"

    Bir kaç dakikalık öpüşmenin ardından eliyle dans pistini işaret etti Connor. Elini genç kadına uzatıp onu dansa davet ederken suratında yine o bilindik ifade vardı. Bir kahkaha patlattı Heaven. Genç adamın elini tutarken kendini tamamen kollarına bıraktı. Dans edenler arasında Alyssha takıldı gözünde, yanında Xavier vardı elbette. Ne ikili ama! Xavier ile geçmişte yaşadığı ilişkiyi düşününce dudakları büzüldü. Alyssha ile Connor. Onları hiç düşünmemeye çalışıyordu. Connor'ın elleri vücudunda gezerken o tüm kıvraklığı ile dans ediyordu. Gözlerini ise bir an bile ayırmadı genç adamdan. Giderek yaklaşan bedenleri birbirlerine temas ederken Heaven kollarını Connor'ın boynuna doladı.

    "Eğer bir gün benden bıkarsan seni öldürürüm Connor Liam Dawson."
    "Eğer bir gün senden bıkarsam o gün ben zaten ölmüşüm demektir Heaven Arquette."

    Yüzünde alaycı gülümsemesiyle genç adamla konuşurken onu duyması için dudaklarını kulaklarına yaklaştırmıştı. Connor, elini Heaven'ın bacağından aşağı kaydırıyordu. Dudaklarında kocaman bir gülümsemeyle tek kaşını kaldırıp dilini genç kadının dudaklarında gezdirdi.

    "Alyssha ile Xavier'i gördün mü? Şu kral ve kraliçe olayını tartışıyorlar sanırım."
    "Bunda tartışacak bir şey yok. Sende biliyorsun Connor. Ayrıca bu olayı çok ciddiye aldığımı da söyleyemem. Kral ve kraliçe şu ikinci sınıf Gryffindor ve Hufflepuffların oyu ile seçilecekse, hiç seçilmesin daha iyi."

    Heaven yüzünde en sahici gülümsemesiyle baktı ona. Geçen her saniye Connor'ın teninin sıcaklığını daha çok hissederken dudaklarını ıslattı. Etrafın Gryffindor bücürleriyle kaynıyor olduğu gözden kaçacak gibi değildi. Adımlarını attıkları her yerde oynaşan ikinci sınıf bücürleri görmekten sıkılmıştı artık. Alyssha partide yaş sınırlaması için ısrar etmeliydi ona göre. Hayatlarında ilk defa bir partiye gidiyor olacaklar ki adeta çıldırıyorlardı çocuklar. Heaven gözlerini devirdi. İlerleyen saatlerde ortadan kaybolma ihtimallerini düşünerek bir gülümseme kondurdu dudaklarına. Alyssha ile Xavier bir kez daha takıldı gözüne. Connor'ı elinden tutup adeta sürükleyerek yanlarına götürdü. Connor'ı önünde dikilirken gören Xavier oturduğu sandalyeden yavaşça kalktı. Ona bir kez daha tiksinti ile baktı Heaven. Pekala, onunla olan geçmişi o zamanlar ikisine de kötü görünmüyordu. Ancak geçmiş, geçmişte kalmıştı artık. Çapkınlıklar sona ermiş, kalpler gerçek sahiplerini bulmuştu. Hal böyle olunca eski aşklar rafa kalkıyordu. Arkalarından dolaşarak elini sevgilisinin omzuna koyan Alyssha boğazını temizledi. Alyssha sakinleştirmek amacıyla Xavier'in sırtını pat patlarken Heaven suratına o bilindik sinsi gülümsemesini yerleştirdi. Tek kaşını kaldırıp bakışlarını Xavier'in gözlerine sabitledi. Genç kadın, Alyssha'nın sevgilisine 'Yarın.' diye mırıldandığını hayal meyal duyarken bir kez daha Connor'a döndü.

    "Burası sıkıcı olmaya başladı. Ben eski yerimize dönelim derim."

    Müziğin sesi kulaklarını çınlatırken sevgilisine sesini duyurmak amacı ile bağırıyordu. Bir kaç metre ilerleyip buldukları ilk boş yere oturdular. Kalabalığı geçmek kolay değildi, Büyük Salon'da adeta izdiham yaşanıyordu. Kollarını bir kez daha boynuna doladı. Genç adam bir kez daha dudaklarını dudaklarına bastırırken elini saçlarının arasında dolaştırdı. Connor, Heaven'ı kendine çekip kucağına oturturken genç kadın dudaklarını bir an bile onunkilerden ayırmadı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Patrica Isabel G'ladheon

avatar

Lakap : Pat
Rp Sevgilisi : Thomas (Alp yok artık :( )
Mesaj Sayısı : 218
Kayıt tarihi : 30/07/11

Özel
Rp Puanı:
82/100  (82/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Çarş. Ağus. 31, 2011 2:48 am

Spoiler:
 

Genel Kısım;
Daha önce hiç bir Yılbaşı partisinden başka bir parti görülmemişti. Büyük Salon daha da büyümüş. Ve çok güzel olmuştu. Bir bar. Oturacak rahat koltuklar ve koca bir dans pisti. Öğrencilerin hepsi ayakta hiçbiri oturmuyor. Gözetmen öğretmenler her yerde. Herkes eğleniyor,dans ediliyor ve dedikodu yapılıyor. Her bir köşede dudak dudağa gençler. Hepsi sarmaş dolaş. Ve sınırsız içki. Herkes içiyor. Tüm kızlar güzel ve tüm erkekler yakışıklı. Her biri o gün için özenle giyinip , süslenmiş. Ve herkes Alyssha Cassidy Malfoy'a minnettar. Barmen herkesi etkilemeye çalışıyor. Müzik çalıyor. Parti daha tam başlamamış ama öğrencilerin çoğu yerlerini almış. Herkes aralarında guruplar oluşturup konuşuyor. Yerler sarsılıyor. Ama öğrenciler pek bir şey yapamıyor. Dırdırcı rahat vermeyebilir. Ve herkes heyecanlı çünkü gecenin Kral ve Kraliçesi seçilecek. Alyssha Cassidy Malfoy saat, 20.00'ı gösterdiğinde ayağındaki neredeyse altı santimetre uzunluğundaki siyah topuklu ayakkabılarıyla birkaç adım ileri çıktı. Önündeki kalabalığa göz gözdirerek boğazını temizledi ve konuşmaya başlayacağını anlatan bir surat ifadesi takındı. Sonra "Hepiniz hoş geldiniz! İçkiler ve yiyecekler sınırsızdır, müzik ise gece bitene kadar sürecektir. Keyfinize bakıp, aramızda dolanacak profesörlere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Sarhoşlara izin vereceklerini sanmasam da, dikkatli olursanız bir sorun kalmaz. Kapılar açılsın!" dedi. Sonra arkadan bir ses. Büyük Salon'un kapıları ardına kadar açıldı. Herkes içeri akın etti.
Kişisel Kısım ;
Topuklu ayakkabılarla yürüyen -daha doğrusu yürümeye çalışan- Patrica, koridora girdi. Bir köşede çok tanıdık gelen birilerini gördü. Bunlar Leo ve Ari miydi ? Evet onlardı. Öpüşüyorlardı. Patrica sırıtarak yürümeye devam etti. Parti başlamıştı. Müzik sesi koridorun sonuna kadar geliyordu. Patrica eteklerini topladı ve yürümeye devam etti. Onu bu partiye Thomas Jake Malfoy davet etmişti. Ama Thomas etrafta görünmüyordu. Sağ taraftan bir ses gelmişti. Patrica başını o tarafa döndürdü ve meraklı gözlerle o tarafı süzdü. Sadece birbirlerine sarılmış bir çiftten başka kimse yoktu. Patrica yanağında bir şey hissetti. Thomas onu öpmüştü. Yanağının kızardığını hissetti Patrica. Thomas ona gülümsüyordu. Patrica da onun yanağına bir öpücük kondurdu. Thomas şaşırmış ve kızarmıştı. Sonra kendini toparladı ve "Merhaba Pat" dedi. Patrica ona gülümsedi ve "Merhaba Thomas" dedi Thomas "Çok güzel görünüyorsun" dedi. Yüzü ciddileşmişti. Patrica ise "Sende çok tatlı görünüyorsun" dedi. Bir süre birbirlerine baktıktan sonra Thomas kolunu uzattı. Patrica Thomas'ın kolunu tuttu ve yürümeye başladılar. Büyük Salon her zamankinden çok farklıydı. Her yer süslenmişti. Kızlar çok hoş, erkekler ise çok yakışıklı görünüyordu. Ama Thomas yanındayken diğer erkekler dünyaya hiç gelmemiş gibiydi. Barda birilerini gördü. Arianna ve Leonrad onların yanına gittiler. Aslında Leo ve Thomas kavga eder diye düşünmüştü Patrica ama Arianna ile konuşurlarken Thomas ve Leonard gülüşüyorlardı. Birden Patrica ve Arianna'nın yanına bir Slyterin yaklaştı. Patrica tanımıştı çünkü abisinin arkadaşları arasında biriydi. Leo ve Thomas yaklaştılar Leo öne atıldı ve çocuğu yakasından sertçe çekti. Tam karşı karşıya duruyorlardı. "Senin burada ne işin var pislik! Slytherin'li arkadaşlarınla eğlen! Yoksa kötü olacak!" dedi Leo. Çocuk meydan okurcasına yaklaştı. Leo yumruğunu sıktı tam çocuğa vuracakken Thomas yumruğunu yakaladı ve indirdi. Leo geriye çekildi Thomas çocuğu yakasından tuttu ve havaya kaldırdı. Çok sinirli görünüyordu sonra "Sanırım belanı arıyorsun Slytherin!" dedi. Çocuğu bıraktı. Çocuk bir bakış fırlattı. Patrica asasına elini attı. Ama Thomas'ın arkasına Leo ve birkaç Hufflepuff öğrencisi gelince çocuk geri geri çekildi ve gitti. Leo şaşırmıştı. Aslında Patrica da yani, Thomas Leonard'ı korumuştu. Thomas "Sanırım artık arkadaşız. Birbirinin arkasını kollarsın falan hani." dedi. Leo'nun tek cevabı garip görünüşlü hafif bir sırıtma oldu. Leo, Arianna'yı dansa kaldırdı onlar dans etmeye başladılar. Thomas "Ehem ehem, ben şey..." dedi Patrica şaşırmıştı ona döndü. Thomas kıpkırmızı kesilmişti. Elleri masanın üzerindeydi. Damarları fırlayacak gibiydi. Elleri gerilmişti. Patrica onun elini tuttu. Thomas şaşırmıştı. Daha da kızarmıştı. Ama o da Patrica'nın elini tutmuştu. "Şeyy... Patrica acaba , benimle dans eder misin ?" dedi. Patrica "Evet" dedi. Patrica neşeyle kalktı ve Thomas ile dans pistine girdi. Birbirlerine sarılıp dans etmeye başladılar. Bütün gece Thomas ile dans etti ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Paz Eyl. 04, 2011 4:18 am

Spoiler:
 

    Yıllardır partilerden çıkmamış olan genç adam, okulun böyle bir partiyi ne kadar kaldırabileceğini düşünürken etrafına bir göz attı. Her şey yerinde gözüküyor, öğrenciler merakla bekliyordu. Ne klasik ama, diye düşündü içinden Connor. Burayı bu hale getirmek için çok uğraşmış Malfoy kızını takdir etmemek imkansızdı, hele ki okulun başında Anna gibi bir müdüre varken. Yine de şimdi her şey yerli yerindeydi ve parti dakikalar içerisinde başlamak üzereydi.

    Suratında delici bakışlarla etrafını süzen Connor, kendisine göz kırpan kızları görmezden geldi. Senelerdir herkes tarafından bilinen kötü ünü hala niyeti bozuk kızların kendisine sarkmasına neden olsa dahi, kalbini kaptırdığı prenses belliydi. Onun kendisine doğru kraliçelere laik bir asaletle geldiğini görünce içten bir tebessümle gülümsedi. Onu her gördüğünde yerinden çıkmaya çabalayan kalbine sakin olmasını söyleyerek kıza doğru bir adım attı. Kız kollarına doğru süzülünce onu baştan aşağı süzen genç adam, Heaven'ın mükemmelliği karşısında iyice gülümsedi.

    "Beni özledin mi?"

    Özlemem mi, diye sesini duyurmaya çalışan iç sesini es geçen genç adam Heaven'ın dudaklarına yapıştı. İkisi dünyada başka hiçbir şey önemli değilmiş gibi kendilerini şehvetin ateşine bırakırken, bu yeterli cevaptan memnun olan genç kız geri çekilerek, suratına sırıtışını yerleştirdi. Elleri birbirlerini bulduğunda ise, sahneye Alyssha çıkmış, bir şeyler söyleyip kapıları açmıştı. Şık bir şekilde elindeki prensesle beraber içeriye dalan Connor yanındaki bücürleri ezmemeye çalışırken içerisinin güzelliğine karşın, çocukların buraya yakışmadığını düşündü. Ateş viskisi olduğundan şüphesi olmasa dahi, eğer olmazsa burayı Alyssha'nın başına yıkmayı da kafasına not etmeyi ihmal etmedi.

    Hafif başlayıp, hareketlenen müziğe karşı duyarlı olan ayakları yerinde duramamaya başlarken çevresine bakındı. Dans bitti çoktan dolmaya başlamıştı bile. Hepsi gereksiz, fazlalık insanlarla. Suratını büzerek biricik sevgilisine yaklaştı. Onun ellerini iyice kavrayarak, gözleriyle pisti işaret etti.

    "Ee, bu ateşli prenses benimle dans etmeyecek mi?"

    Heaven cevap olarak tutkulu bir öpücüğü genç adamın dudaklarına bırakmakla yetindi. Aralarındaki sorulara öpücükle cevap verme geleneksel hale gelse dahi, Connor bundan asla bıkmayacağını düşündü. Heaven diğerleri gibi değildi, o Heaven'dı, herkesten farklı, herkesten özel. Onun dudakları kendi dudaklarına değdiğinde her seferinde aynı heyecanı hissediyordu genç adamın kalbi. Deli gibi atıyor, Connor'ın tutkusunu doruklara çıkartıyordu. Yine aynı şey olmuşken, kızı nazikçe piste çeken genç adam Heaven'ın bakışlarının Alyssha ile Xavier'da takıldığını gördü. Muhtemelen o da genç adamın düşündüğünü düşünürken, Heaven onu şaşırtarak mırıldandı.

    "Eğer bir gün benden bıkarsan seni öldürürüm Connor Liam Dawson."
    "Eğer bir gün senden bıkarsam o gün ben zaten ölmüşüm demektir Heaven Arquette."

    İkisi sırıtırken Connor bedensel ateşini söndürmek amacıyla kızı iyice kendisine dayadı. Elleri onun saten gibi vücudundan kayıp, bacaklarını bulurken Heaven kulaklarına eğildi. Sıcak nefesi Connor'ı çıldırtmak için başlı başına bir sebepken, aklına gelen bir şeyle kızın dudaklarına hafifçe dokundu.

    "Alyssha ile Xavier'i gördün mü? Şu kral ve kraliçe olayını tartışıyorlar sanırım."
    "Bunda tartışacak bir şey yok. Sende biliyorsun Connor. Ayrıca bu olayı çok ciddiye aldığımı da söyleyemem. Kral ve kraliçe şu ikinci sınıf Gryffindor ve Hufflepuffların oyu ile seçilecekse, hiç seçilmesin daha iyi."

    Ona kesinlikle katılarak kafasıyla onayladı. O sırada Heaven dudaklarını ıslatırken, onun ne kadar sexy olduğunu düşünmeden edemedi. Muhtemelen dikkatlerin üzerinde olduğu, herkesin onu ve kendisini süzdüğü sırada genç adam, eğer bir partide olmasalardı Heaven'a gözlerini dikmiş erkeklerin hepsini Crucio'layacağını düşündü. Hepsi ölmeyi hak eden, akbabadan başka hiçbir şey değillerdi. O kadar gereksizlerdi ki, Connor onları öldürmeye bile değmeyeceğine kanaat getirdi. Heaven onun bileğini kavrayarak kendisine çektiğinde, yönlerinin az önce dedikodusunu yaptıkları ikiliye çevrilmiş olduğunu fark etti. İkili hiç ilgisini çekmezken, oraya gitmek istemese dahi ayaklarıyla sevgilisini takip etti. En az kendisi kadar rahatsız olan Xavier tek kaşını kaldırıp onlara baktı. Connor genç adama öldürücü bakışını atarak kızların arasındaki konuşmaya yönlenirken, Alyssha yarın diye mırıldandı. Xavier iyice şaşkınlıkla ikisine bakınca Connor bir an için yarın ahmak sayısının ikiye çıkacağı gerçeğiyle yüzleşti.

    Eğer Xavier oraya gelecek olursa, kaza süsü verip öldürmeyi kafasına yazarak sevgilisine döndü. Kafası dağılmış olan genç adam Heaven'ın buradan sıkıldığı ile ilgili bir şeyler dediğini duysa da tam algılayamadı. Onun peşine takılarak eski yerlerine döndüğünde, buranın iyice kalabalık olmasından rahatsız olan genç adam, elini sıkıca kavrayarak kızı bara çekti. Barmen ne istersiniz diye sorduğunda iki Ateş Viskisi diye mırıldandı. Bundan oldukça memnun görünen sevgilisi, içkiyi eline aldığında sırıtırken Connor onun dudaklarına bir öpücük bırakarak içkisini tek seferde bitirdi.

    "Bence partidense, hele ki sen bana böyle ateşli bakarken ortak salon daha çekici olabilir sevgilim. "

    Genç adamın sesindeki yaramaz tını Heaven'ı güldürürken, genç adamın neyi kastettiğini adı gibi anlamıştı. Connor çapkınca sırıtarak onun yanıtını beklemeye koyulduğunda, bugün şansının yaver gitmesini o kadar çok istiyordu ki, Merlin'e küçük çaplı bir dua okudu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alexandre Leal Markey

avatar

Lakap : Alex
Rp Sevgilisi : -yok-
Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 02/06/11

Özel
Rp Puanı:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Hogwarts Party # Role Play   Paz Eyl. 04, 2011 6:23 am

Spoiler:
 


Hazırlanış(19:13)

Şimdi olmaz Safira! Al sana biraz kraker.
Alex, en iyi arkadaşlardan birisi olan baykuşunu üstün körü geçiştirmek durumda kalmıştı. Çünkü Neredeyse bir saat sonra yetişmesi gereken bir partiye davetliydi. Oraya sıradan bir görünüşle gitmek, tabi ki de aklına getirmedikleri arasındaydı. Ayrıca kendisine kılık kıyafet seçmek daha marifet gerektiren bir işti. Yatağının altındaki büyük bavulunu sürükleyerek dışarıya çıkardı. Kapağını asa marifetiyle açtı, çünkü bunun için bir büyü gerekiyordu. Sonrasında ise yine asasıyla bir kaç parça giyecek şey çağırdı. Bu yaz saptanamaz genişletme büyüsünü kendi elleriyle kitaptan nasıl yapılacağını öğrenerek yapmıştı. Bavulun içinden gelen bir kot pantolon ve kırmızı kazağa şöyle bir bakıp yatağına attı. Sonrasında çağırdıklarına da bu işlemi sırayla uyguladı. Bir kız hangi renkle hangi rengin uyumlu olması gerektiğini doğuştan biliyordu ama bir erkek sadece gözüne güzel gelen şeyleri giyerdi. Başa dönelim Alex ise eline ne geçerse giyerdi. Ama bu sefer bir istisnai durum söz konusuydu. Partide dedikodu konusu olmak istemediğinden düşünceleri takır takır aklından aktı. Sonunda ise kumaş şık bir takımda karar kıldı. Takım üzerine çok iyi oturmuştu. Ayna karşısına geçip saçlarını da güzelce bir taraktan geçirdikten sonra siyah kundurasını giydi. Bir parti için belki fazla aristokrat duruyordu ama zaten orada ne çılgınlar gibi tepinecek ne de dans edecekti. Siyah kravatını boynundan geçirdi ve asasının küçük minicik bir hareketiyle onu hızlıca bağladı. Eline de ince siyah bir pelerin alıp parti mekanını merak ederek yatakhaneden çıktı.


Parti(20:01)


Alexandre, Ravenclaw kulesinden dönen merdivenleri hızlı adımlarla, bir nevi uçarak geçip büyük salonun büyük meşe kapısına yaklaştığında, kapı ıslık gibi bir gıcırtıyla iki yanına açıldı. Kapının önündeki kalabalık sanki tıpası çekilmiş dolu bir küvetteki suyun hızlıca boşalması gibi salona girdi. Alex de bu kalabalığın arasına elleri cebinde daldı. İçeriye girer girmez gözlerini bir saniyeliğine rahatsız eden ışığın, kulaklarını isyana kaldıran müziğin ve burunun direğini sanki kırabilecek kadar güçlü olan değişik bir kokunun etkisi altında kaldı. Sonrasında ise hemen hatırı sayılır derece değişmiş büyük salonda ilerlemeye başladı. Etrafta müziğin ve ortamın cazibesine kapılan cadı ve büyücüler danslara başlamışlar, dans işini git gide abartıp hoplamaya zıplamaya ve çığlık atmaya başlamışlardı. Alex hemen bu alanlardan geçerek kendisine renk cümbüşünden ibaret koltuklara saldı. Önündeki masaya, havada dolaşan kaymak birası kondu. Alex birayı büyük bir yudumla yarıya indirdi. Maşrapayı masaya bıraktı ve gelip geçene bakmaya daldı.

Herkes bir başkaydı bu gece. Kim hangi binadan olduğu ayrımı ortadan kalkmış ve tek ayrım cadı ve büyücü olmak kalmıştı. Bu bir bakıma iyi bir şeydi, hatta güzel. Bu parti sayesinde Hogwarts'takiler kaynaşacak, ya da gecenin sonlarına doğru işler karışıp, çözülmemek üzere düğümlenen kör düğümler ortaya çıkacak. Bu iki ihtimal göz önüne alındığında iki durumda da bu parti öğrencilerin bu seneki birbirlerine olan tutumlarında kayda değer bir değişiklik ortaya kayacaktı.

Alex, gelip giden ve birbirleriyle konuşan, dans eden bir çok cadı ve büyücüyü tanıyor, bazıları hafifçe başını eğerek referans yaparak onları selamlıyordu. Karşılığında aldığı küçük mutlu bir gülümseme onu tatmin etmeye yetiyordu. Etrafına bakarken gözüne diğer öğrencilerden daha kısa boylu ve etrafına daha az aşina gözlerle bakan küçüklerin birinci sınıf olduğunu anladığında partiye onların da gelmesini ilginç buldu. Alex, sonra küçük bir yudum aldığı kaymak birasıyla birlikte düşündüklerini unuttu. Aslına bakılırsa bu gece sarhoş olmak ve biraz dünyayı soyutlamak istiyordu ama düşünceleri şöyleydi
;


Merlin aşkına! Dünyayı soyutlamak mı istiyorum? Neden o zaman buharlaş mıyorum?

Gözleri öğrenci kalabalığı arasında birkaç büyük büyücüye takıldığında onların aslında profesörler olduğunu anladı. Onlara olduğundan daha saygılı bir selam yolladı. Bazı profesörler bunun kabul etti bazılarıyla ya gerçekten görmedi ya da görmezlikten geldi. Her daim Alex bunu umursamadı. Yaptığı işe geri döndü. Boş boş oturmak... Ayağı istem dışı da olsa hoşuna giden bir tempo tutmaya başladığında etrafın daha eğlendirici olduğunu fark etti. Alkolün kana karışması. Önünden geçen bir çocuğun elinde saklı tutmaya çabaladığı bir şişe gördü. Anında ayağa kalktı ve çocuğu bir şekilde ikna ederek o şişeyi aldı. Ne de olsa partideydi, içki sınırsızdı. Aldığı ateş viskisi şişesinden bira maşrapasına doldurdu. İlk yudum aldığında sanki gözlerinden zebani ateşi çıkardığını sandı ama sonrasında ise her şey daha da güzeldi. Parti daha yeni başlıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Hogwarts Party # Role Play
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: H O G W A R T S :: Hogwarts Giriş :: Büyük Salon-
Buraya geçin: